Kamyonda ‘iç savaş’

Kamyonda ‘iç savaş’

MISIR Devrimi’ni ifade eden “Meydan” (Al midan- 2013), 2000’lerdeki yaşamsal hareketler üst kısmına çekilmiş en güzel filmlerden biriydi. “Meydan”, devrimin ruhunu milletin arasına karışarak arayan bir belgeseldi. “Çatışma”ise Mübarek’i devirdikten ardından bizzat içerisinde ikiye bölünen Mısır vatandaşının trajedisine bir nezarethane aracının içinden bakıyor.
Hatırlarsak, Mısır’da devrim sonrasında yapılmış olan seçimlerde iktidara iştirak eden Müslüman Kardeşler’e karşın 2013’te başlayan ihtarname gösterileri, silahlı gücün Mursi’yi devirmesiyle sonuçlanmış, darbenin sonrasında bu defa Mursi taraftarları meydanları doldurmuştu. Film ordu ile Mursi yanlılarının çatıştığı çalkantılı günlerde Okumaya devam et

Kaç Baby kaç

Kaç Baby kaç

Edgar Wright’ın yazıp yönettiği “Tam Gaz” (Baby Driver) senenin en güzel aksiyon filmlerinden biri olmaya aday. Öykü derinlik vaat etmese de birbirinden iyi çekilmiş araba takip sahneleri ve üst üste iştirak eden şarkılarla izleyicileri seyretme keyfi dik bir film bekliyor.
İngiliz yöneten Edgar Wright hareketi, hızı ve ritmik kurguyu sever. Amerikan aksiyon filmlerinde görmediğimiz bir tarzı vardır. Kurguyu yalnızca aksiyon sahnelerinde filme tempo kazandırmak amaçlı kullanmaz. Diyaloglu dram dolu sahneleri bile az tasarılarla çeker ve bunları ritmik bir montajla birbirine bağlar. Amerikan çabuk kurgu ekolünde, bilhassa aksiyon sahnelerinde marifet genellikle özel efekt departmanı ve kurgucudayken Wright’ın filmlerinde kurgu, senaryo, yönetmenlik ve oyunculukla alakalı bir süreçtir bununla birlikte… Okumaya devam et

En bir sürü ‘O’ndan korktular

En bir sürü ‘O’ndan korktular

STEPHEN King’in 1986’da yayımlanan romanı “It”, kasabada hayatını sürdüren bir grup çocuğun büyüme hikâyesini, ilki 1950’lerin sonlarında, ikincisi 1980’lerin ortalarında geçtiğimiz iki farklı süre diliminde anlatır. Film ise romanın yalnızca önce kısmını konu ediniyor ve 1988’de yağmurlu bir gün içerisinde açılıyor. Minik Georgie, abisi Bill’in (Jaeden Lieberher) yaptığı kâğıttan tekneyle oynarken kanalizasyonda hayatını sürdüren bir palyaçonun saldırısına uğruyor. Bu sahnenin peşinden 8 ay sonraya gidiyor ve Bill’in dostlarıyla birlikte kaybolan Georgie’yi bulmak amaçlı yaptığı tasarılara şahit oluyoruz.
Konuşma güçlüğü çekmesine nazaran kendine güveniyle dikkat çeken ve bir ana karakter olarak sivrilen Bill, inadını, mücadeleci tavrını sonuna civarı kaybetmiyor. Bill dahil olmak üzere bütün arkadaşları okulda zorbalıkla surat yüze iştirak eden, dışlanmış çocuklar. Okumaya devam et

Ne olacak bu F.Bahçe’nin vazgeçilmez hastalığı

Ne olacak bu F.Bahçe’nin vazgeçilmez hastalığı

Varlığı da yokluğu da dert olmuştur. Şampiyonluk yarışında sezonun önce yarısı herkese şapka çıkartan takım gitmiş, ne yapacağı zanlı kimi ortaya çıkmış. Taraftarlarını dahi umutsuzluğa iten, belirttiği güvensiz futboldan kaynaklanmaktadır. Ersun Yanal’dan ardından göreve sunulan İsmail Kartal hedefteki erkek olmuştur. Doğaldır. İşler iyi gitmeyince öncesinde teknik adamlar sorguya çekilir. Sebebi de basittir. Elinde şampiyon olmuş bir kadro vardır. Hatta bu kadro birbiriyle uzunca zamandır beraber oynadıkları amaçlı öbür takımlara göre ek olarak avantajlıdır. Sakat ya da hükümlü oyuncusu olmaması, yaratılacak bir uydurma sebep meydana gelmediği benzeri ferdi olarak bu sabah Harika Lig’in en güzel kadrosu Fenerbahçe’dedir. Okumaya devam et

FUTBOL TOPUNUN ÖYKÜSÜ

FUTBOL TOPUNUN ÖYKÜSÜ

Spor dünyasının en bir sürü izlenen, alaka gören oyunlarının en başında futbol gelir.20. asırda en kocaman endüstriler arasına dahil olan futbol, her sene milyarlarca Dolar’ı yönetir. Bütün bu olgunun en mühim öğesi futbol topudtümör.”Meşin yuvarlak, ücret peşin kırmızı meşin, bir topun peşinde koşan 22 deli” daima futbol topu amaçlı söylenmiş üstelik klişeleşmiş sözler olarak hafızalarda koltuk etmiştir.
Teknolojinin de sayesinde, futbol topu bir bir sürü kez geliştirilmiştir. Ek Olarak isabetli vuruş, hedefi bulan, ek olarak az su emen, uzunca süre şeklini savunan futbol topunun öyküsü bir sürü eskilere dayanır.Öyle bir öykü ki, Sümerler’e kadar gittiği bilinmektedir. Mısır’daki mezarlarda duvar resimlerinde bu figürlere rastlanmıştır. Yeniden Homeros’un top oyunlarında söz ettiğini biliyoruz. Okumaya devam et

Kirlenmeyen ne kaldı

Kirlenmeyen ne kaldı

SON senelerde, şike ve doping kavramları gündelik yaşamın dayanılmaz tartışması oldu.Ünlü Rus raket Sharapova’nın doping itirafı herkesi şaşırttı. Dünyanın en bir sürü galip gelen sporcularından biri meydana gelen Maria Sharapova’nın, ilacı 10 senedir kullandığını izahı bir yanlış mıydı? Bu maddenin yasaklar listesinde bulunduğunu bilmemek mümkün mı?Kortların üst seviye sporcularından biri meydana gelen Sharapova’nın antrenörü, doktoru ve menajeri yaşanılan rezaleti ne türlü açıklayacak? İnsanın aklına arzu eder istemez şu soru geliyor:
Milyon Dolarlar galip gelen sporcu temel denilebilecek bir yanlış yapabilir mi? Hatta 10 senelik bir aşama nihayetinde, hiç mi akıllarına gelmedi yasaklı maddeler listesine bakmak? Dalga mı geçiyorlar?
Benim anladığım kocaman paralar, sporcuları ve etrafındakileri yoldan çıkarıyor. Gözlerini karartıyor. Hırs aklın önüne Okumaya devam et

Portekiz’in düş kırıklığı

Portekiz’in düş kırıklığı

Avrupa Futbol Şampiyonası’nın şimdiye civarı oynanan en güzel mücadelelerinden bir tanesini izleyüksek. Geçen Gün gece oynanan Portekiz-İzlanda karşılaşması izleyenlere futbol yerine kocaman merak yaşattı. Temposu yüksek, mücadeleci ve daimiliği meydana gelen bir karşılaşmaydı.
Portekiz, teknik oyunculardan heyeti bir ekip. Geçen Gün vasat bir oyun çıkarsa da Ronaldo benzeri bir yıldıza sahip olmaları başlı başına kocaman bir avantaj. Koruma güvenliğini Pepe ile güvenceye alan Portekiz’in forvetinde bulunan Fenerbahçeli Nani geçen gün sahanın iyilerindendi. Attığı 5 şutun birinin gol olması Avrupa Şampiyonası tarihinde atılan 600’üncü gol oluyor. Nani de böylelikle tarihe geçti. Fenerbahçe’de oynadığı pozisyonun aksine ara ara santrforda vazife yapan Nani’nin şutlarının kafayla olması da uyarı çekti. Okumaya devam et

SORULAR CEVAP BEKLİYOR

SORULAR CEVAP BEKLİYOR

Fatih Terim Hocam, Futbolcu Arda Turan’ı ne sebeple defterden sildi? Bir telefonla işi çözmek mahaline, Arda’yı toplumun önüne ne sebeple baş suçlu benzeri attı?Barcelona’da sezona sıkı başlayan ve oynadığı futbolla göz dolduran Arda, Ulusal Birlik kadrosuna çağrılsa ortadaki sıkıntı giderilemez miydi?Gençlik ve şöhretin getirdiği ruhsal baskılar göz önüne alınıp üçüncü bireyler ne sebeple konuya dahil olmak üzere olmadı?Sıkıntı, Fatih Terim-Arda Turan ikilisinin özel husumetine ne sebeple çevrildi?
Amaç, Ulusal Birlik ve ülke menfaati ise görevli bireyler bugüne kadar ne sebeple meydana çıkmadı? Hayat Kupası kedere mücadeleleri öncesi yaşanılanlar bilerek ve kasten mi pompalandı?
Belirsizlik ve gerginlik üst kısmına değişik açıklar yapılıyor. Bir bölüm, asıl amacın Fatih Terim Hocam’den arınmak meydana geldiğini gündeme getiriyor.. Burada argüman edilen argüman ise, Terim’in aldığı dik para. Okumaya devam et

Kaza olarak görülmeli

Kaza olarak görülmeli

Düşme hattından arınmak talep eden Aytemiz Alanya, alan avantajını iyi kullandı. Ligde son 6 maçtır kaybetmeyen Kasımpaşa’yı mağlup ederek ligde kalma yerine umutlandı.Haftalardır akabinde laf ettiren Kasımpaşa, beklenmeyen bu hezimet ile şaşkınlık yarattı. Fakat Avrupa hedefinden uzaklaşması benzeri bir netice çıkarmamak gerekir. Kuvvetli kimi meydana geldiği bir hakikat. Elinde ferdi becerileri yüksek meydana gelen bir oyuncu topluluğuna sahipler. Takım oyununu iyi uyguluyorlar.
Kemal Özdeş, göreve geldiğinden itibaren mühim işler inşa etti. Öncelikle, futbolculara özgüven ve ekip olma ruhunu aşıladı. Sonrasında oldukça başarılı neticeler geldi.Dün edinilen yenilgiyi bir talihsiz kaza olarak idrak etmek gerekir. Futbolda bu çeşit neticeler natürel. Fakat her mücadelenin bir hikayesi meydana geldiği benzeri mağlubiyetin sebebi de irdelenmeli. Öncelikle geçen gün yenilen gollerde koruma yanlışlarını masaya yatırmak Okumaya devam et

TRANSFERLER KALİTESİZ

TRANSFERLER KALİTESİZ

Üstelik; mayıs ayı içinde “Bu iş bitecek”diyen Başkan Aziz Yıldırım, maalesef “işi bitiremedi.”Ligler başladıktan ardından, üstelik son güne civarı forvet bulmakta zorlandılar. Netice, istenilen kalitede ve yetenekte olmayan futbolcular sadece “alınmış olmak için”İstanbul’a getirildiler.Bu sebeple, idarenin beceriksiz girişimlerini bir kenara not ediyor yarar var.
Bugüne gelirsek; eldeki oyuncular belli. Yapacak bir birşey bunlardan iyi kimi yaratılabilir mi? Bu noktada gözler natürel olarak Aykut Büyük’a çevriliyor. Büyük, spor kamuoyunda oyun stili ile en bir sürü tartışılan bir teknik erkek. Gerekçesi de şu: “Çok hemen yan pas yaptırıyor. Yavaş oynatıyor. Gol üretmede sorun görünüyor.” Son 4 lig maçına bakıldığında, tenkitlerin haklılığı meydana çıkıyor. Okumaya devam et